Röportaj • 08 Mayıs 2018
Yazar: Adana'da Çocuk Olmak

ÇİĞDEM KOYUTÜRK İLE UYKU EĞİTİMİ HAKKINDA

Çiğdem Koyutürk’le tanışıklığımız eskiye dayanıyor. Adanalı ebeveynlerden “Uyku Eğitimi” ile ilgili uzman görüşü talebi gelince ilk aklıma Çiğdem geldi. Kendisi İstanbul’da yaşamasına rağmen, hem Adanalı, hem bu konunun eğitimini aldı ve danışmanlık veriyor. BeeAnne isimli bir danışmanlık şirketi var ve minikleri uyutmak en büyük hobisi. BeeAnne’ye www.beeanne.com internet sitesinden ve @beeannebebekuyku instagram hesabından ulaşabilirsiniz. Şimdi detayları dilerseniz kendisinden dinleyelim:

Bize biraz kendinden bahseder misin?

Merhabalar, öncelikle tebrikler. Adana'da Çocuk Olmak Platformu, birçok aileye farklı konularda yardımcı oluyor; ebeveynleri bir araya getiriyor. Ne güzel! Doğum yerim Adana olmasa da, gururla "Adanalıyım" diyorum, çünkü neredeyse tüm çocukluğum, üniversite zamanına kadar bu güzel şehirde geçti. Unutulmayacak anılarımın, arkadaşlarımın olduğu çok sevdiğim, canım Adana. O zamanki adıyla Adana Almanca Anadolu Lisesi'ni bitirdim, arkasından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Amerika'da University of Minnesota'da pazarlama eğitimi aldım. Bir de İstanbul Üniversitesi'nde Finans Yönetimi Yüksek Lisans eğitimini tamamlayınca "yeter bu kadar okumak:)" derken kendimi bir de uyku eğitimi konusunda eğitim alırken buldum:) Seninle de birlikte çalıştığımız risk yönetimi şirketinin İstanbul ve Dubai ofislerinde yöneticilik yaptım. Aynı zamanda www.workinton.com 'un fikir annesi ve ortağıyım. Eşim Amerikalı, 16 yıllık beraberliğimiz olmasına rağmen, hep okul, iş hayatı derken 38 yaşında anne oldum, iyi ki oldum; 3,5 yaşında Matthew Can adında oğlumuz var.  Ha bir de yay burcuyum:)

BeeAnne’yi kurmaya nasıl karar verdin?

Uyku konusu malum, bazı ailelerin bebek sahibi olma kararını bile etkileyen bir konu. Özellikle ülkemizde bebek uykusu konusunda yeterince bilgilendirme yoktu. Diğer uyku danışmanı arkadaşlarımın da katkılarıyla  ve medyanın, internetin de desteğiyle artık çok konuşulan, ailelerin araştırmaya başladığı bir konu olmaya başladı. Ben de bu alanda bebeğim olmadan önce Amerika ’Family Sleep Institute’da aldığım ‘Bebek Uyku Danışmanlığı’ eğitimini işe çevirmeye, ailelere destek olmaya karar verdim.

Yaşa göre uyku ihtiyaçları nasıl değişir? Çocuklar büyüdükçe nasıl olsa deliksiz ve kendi kendilerine uyumayı öğrenirler mi? Bu yaklaşım doğru mudur?

Bebeğin uyku ihtiyacı yeni doğan dönemi dediğimiz ilk 4 ayda daha fazlayken ve o dönemdeki bebekler günün büyük bir bölümünü uyuyarak geçirirken, büyümeye paralel olarak uyku ihtiyacı özellikle gündüz uykusu ihtiyacı azalır. Bebekler, örneğin 8-15/16 ay arasında iki gündüz uykusu uyurken, genelde 16-18.ay civarında artık tek gündüz uykusuyla yetinmeye başlarlar.

Benim tecrübemde, çalıştığım annelerde çevre, aile, büyükler; genelde "büyüsün geçer, sabret" ya da anne emziriyorsa "emzirmeyi bıraktığında gece kesintisiz uyur" gibi telkinlerde bulunuyorlar; ancak, maalesef bağımsız uyumayan, herhangi bir bağlantıyla (sallanarak, emerek, biberonla vs.) uyuyan bebeklerde aylar ilerledikçe de uyku probleminin devam ettiğine bizzat tanık oluyorum.

Bu eğitim ebeveyn ve çocuk arasındaki ilişkiyi zedeler mi? 

Öncelikle şunu vurgulamak isterim; uyku eğitimi,  bebeği ağlatarak uyutmak değildir. Ha, uyku eğitiminde bebek ağlamıyor demiyorum ama bebeğin ayına uygun saatlerde ve metodun doğru ve sıkı takibiyle ilk birkaç uykudan sonra ağlama da yaşamıyoruz çok fazla, en azından benim çalıştığım annelerle tecrübem bu yönde. Bebeğin ağlamasıyla ilgili zarar vereceği vs. yönünde araştırmalar varken, buradaki ağlamanın ölçümlemesinin yanlış olduğuna dair de birçok tez var. Bebekle birebir ten tene yaşamakla, belli konularda rutin ve sınır oluşturmaya başlamak ayrı şeyler ve bu bir tercih meselesi. Ben de 19 ay emzirdim örneğin, bazen sabaha kadar da emzirdiğim elbette oldu; ilk 4 ay evden dışarı bile çıkamadım neredeyse, o kadar bağlı hale gelmiştim ama uyku düzeni kurmama engel değildi bütün bunlar. Bebek, uyku düzeni kurarken mevcut alışkanlığını değiştirdiğimiz için evet genelde ilk uykularda tepki veriyor ve bu doğal bir sonuç, ancak, bütün diğer faktörleri dışarıda bırakıp, yaşanan herhangi bir sorunun da bu ağlamaya bağlanmasını açıkçası beni ikna etmiyor. Güvenli bağlanma diye bir kavram var biliyorsunuz ama anne-baba çocuk ilişkisinde güven, birçok şeyin bileşkesiyle oluşabilir kanımca. O çocukla iletişim nasıl, onu gerçekten ciddiye alıyor ve dinliyor muyuz, anne-baba arasında çocukla iletişimde çelişki var mı, hata yaptığında nasıl davranıyoruz, teşvik etmek için neler yapıyoruz vs. gibi örnekler ve başka birçok dış faktör bizim ilişkimizin toplamı. Günün sonunda ben kendi açımdan baktığımda elbette birçok hata yapıyorum ve belki de o hatalardan birisi de aramızdaki ilişkiyi zedeleyecek, önemli olan farkında olmak ve yüzleşmek. Veya kreşe başladığında sınıfın tamamı 3-4 gün ağlama yaşıyor, tepki veriyor. Burada önemli olan nasıl tavır sergilediğimiz.

Benim danışman olarak uyku eğitimi desteği verdiğim annelerden genelde duyduğum cümleler şunlar uyku düzeni kurulduktan sonra:

- "Çiğdem Hanım, inanamıyorum, bu çocuk benim mi! Sakinledi, konsantrasyonu arttı, yeme içme düzeni oluştu, artık kusmuyor..."

- "Ben dinlenmiş olduğum için çok daha mutlu ve huzurluyum, evimizdeki gerginlik gitti."

- "Onunla çok daha güzel ve sakin vakit geçirebiliyorum."

- "Kendime vakit ayırabiliyorum, artık perişan hissetmiyorum."

Beni ilk aradıklarında ise genelde şu cümleler kuruluyor:

- "Ben tükendim, kendime gelemedim aylardır uyku uyumuyorum; çocuğuma da yansıyor bu durum, zira çok tahammülsüzüm."

- "Eşimle eskiden tartışmamız neredeyse hiç yoktu, şimdi geriliyoruz zaman zaman."

- "Dışarı çıkmak bile istemiyorum, çünkü bebeğim durmuyor, hiperaktif sanırım."

Bu cümlelerin çoğu var azı yok, inan gerçek hepsi, benimle çalışan anneler teyit edeceklerdir. Bu durumda, uyku eğitimini teraziye koymak ve ona göre değerlendirmek gerekir. Ben anne ve babalarla konuşurken de kendilerini iknaya çalışmayacağımı, bunun bir karar ve seçim olduğunu hep söylüyorum; hangi görüş kendilerine daha yakınsa onu takip etmelerini naçizane tavsiye ediyorum.

Kaç aylıktan itibaren bir bebeğe uyku eğitimi verilebilir? 

0-4 ay arasında uyku için temel atmaya yönelik birçok şey yapılabilir aslında. Uykuya geçiş nasıl olmalı, hangi aralıklarda uyutmalıyız, yattığı odanın karanlığı vs. gibi doğru uyku alışkanlıkları kazandırmak mümkün. Ancak yeni doğan dönemi,  sürprizli ve bebeğin anneye en çok ihtiyacının olduğu dönem, o nedenle uykuyu stres konusu yapmadan rahat olmakta fayda var. 4.5 - 5 ay civarında biyolojik ritm oluşmaya başladığı için uyku düzeninin kurulabileceği bir dönem.

Metodundan bahseder misin? Uyku eğitiminde rutinler önemli mi? Tatillerde, değişikliklerde uyku eğitimi bozulur mu?

Kademeli Uzaklaşma Metodu ile çalışıyorum. Eğitimin ilk günlerinde bebeğimizin yatağının yanında, temas halindeyiz; sonrasında kademe kademe yataktan uzaklaşarak odadan çıkacak şekilde ilerliyoruz. Rutin çok önemli evet, ama çok abartmaya da gerek yok:) Ben hep şunu söylüyorum, biz ne yapıyorsak onu referans almalıyız bu konularda. Şunu kastediyorum, biz yatağa yatmadan önce neler yaparız? Pijamalarımızı giyeriz, diş fırçalarız, ışıkları kapatırız, bazılarımız kitap okur biraz, ben su içmeden uyuyamam mesela yani bir rutinimiz var; dolayısıyla bebeğimiz için de belli bir rutin önemli.

Tatiller vs. tabii belli esnemeler olsa da biz dikkat ettiğimiz sürece bozulmaz, önemli olan dengeyi bozmamak. Yani, siz her gündüz uykusunda tatilde bebeğinizi dışarıda uyutursanız, tatil sonrası yatağına direnç gösterebilir. Yine kendimizden örnek, siz tatilde mis gibi hava terasa bir düzen kurup orada uyusanız, yatağınıza birkaç gün adapte olamayabilirsiniz.

Sallayarak, emzirerek, emzikle, uyku arkadaşıyla uyutulan bebekler için ne düşünüyorsunuz? 

Sallayarak ve  emzirerek uyutma ülkemizde çok yaygın, zira bu topraklarda gördüğümüz ve bize aktarılan yöntemler bunlar. Emzikle uyku da çok masum değil aslında, zira emzikle uyuyan bebek, eliyle emziği kendisi tekrar ağzına koyamadığı için emzikle uykuya devam edebiliyor ancak ve ara kalkışta emzik için ağlıyor. 10 aydan sonra genelde emziği alıp ağzına götürebiliyor bebekler o zaman emzik çok sorun olmayabiliyor. Temelde şu var, bebek uykuya ilk geçerken nasıl uyuduysa, uykunun hafiflediği uyku döngülerinde de yine aynı koşulu arıyor. Uyku arkadaşı, bunlardan ayrı olarak bir destektir ve ben de tavsiye ediyorum ama her bebek ilgilenmiyor, o zaman ısrarcı olmuyoruz:)

Uyku eğitimini yüzyüze mi, online mı veriyorsunuz? Danışanları hangi aralıklarla takip ediyorsunuz, çocuğun uykuyu öğrenmesi ne kadar sürüyor programdan bahseder misiniz?

Uyku eğitiminin takibini telefonla yapıyoruz. Ailelerin doldurmasını istediğimiz bilgi formları var, onları doldurduktan sonra detaylı telefon görüşmesini de yaptıktan sonra bebeğe özel bir program oluşturuyor ve o programı günlük olarak takip ediyoruz. Valla aslında genelde 3-4 günde ciddi olarak düzen kuruluyor, sonrasında da ince ayarları yapıyoruz diyorum ben:) Hatta 2 haftalık Bee-Happy Pakedi var, onu bir haftaya indirsek mi acaba diye de düşünmeye başladım, zira hızlı çözülüyor BeeAnne ile uyku sorunu bence...

Bir de artık BeeAnne'de yine Adana'da benim gibi büyümüş olan ama benim üniversitede tanıştığım çok sevdiğim arkadaşım Gül Doğruel var. Gül de 2017'de eğitimini tamamladı ve BeeAnne'ye katıldı; bence harika bir danışman oldu.

Adana hakkındaki düşüncelerinizi alabilir miyiz ve Adana’ya gelmeyi düşünüyor musunuz?

Adana, dediğim gibi benim için bambaşkadır, değişti, büyüdü ama Adanalı Adanalıdır her zaman:) Zengin topraklar bence insanlara verici, paylaşımcı olmayı sağlamış; meşhur sıcağı da sıcakkanlı yapmış."Bacım" sözü örneğin, ne güzeldir! Adana için ayrı bir söyleşi yapalım bence, başkadır Adanam, seviyorum:)

Adana’ya gelmeyi düşünmez miyim! Kısa süre içerisinde gelip ebeveynlerle buluşmayı çok isterim, bu arada Adana'dan çok anneyle çalıştım, onlarla da belki yüz yüze tanışma şansım olur. Ve fakat, yaz öncesi diyetine başladım klasik ve şu an ne yaparım gelince diye bir an düşündüm. Adana'da sen mesela nasıl başarıyorsun ince kalmayı? Ben o yemeklere dayanamıyorum:)

Begüm'cüğüm, çok teşekkür ederim güzel soruların için, bana bu fırsatı verdiğin için, yakın zamanda haberleşmek dileğiyle tüm Adanalı anne ve babalara sevgi ve selamlar.

Yorum yazın