Kitaplar • 25 Haziran 2020
Yazar: Nevin Alkan

18-24 AY ARASI ÇOCUĞUMLA NELER OKUDUK?

Bu yazıda önerdiğim kitaplar ağırlıklı olarak etkileşimli kitaplar olacak. Çünkü 18 aydan sonra bebeklerimiz genelde yürümeyi ve koşmayı keşfetmiş ve bundan başka pek bir şeyle ilgilenmez oluyorlar. Böyle bir dönemde ben ona hikayeler okuyayım, o da sükunetle dinlesin gibi bir beklenti gerçekçi olmayabilir. (istisnalar kesinlikle var!) Bu nedenle birlikte hoplayıp zıplamamıza destek olacak kitaplar benim tercihim oldu. Venüs de memnuniyetle karşıladı bu durumu. Yaş aralığı sizin için kıstas olmasın, bazı çocuklar bizim okuduğumuz kitaplara daha erken, bazıları ise daha geç ilgi gösterebilir. Bizim kendi tecrübemize göre 18-24 ay döneminde aşağıdaki kitaplarla çok eğlendik. Hatta Venüs 3 yaşında ve bu kitaplara hala bayıldığını belirtmek isterim. Faydası olması dileklerimle…

1. Tepeden Tırnağa

“Benim miniğim kıpır kıpır. Yerinde durmuyor ki kitap okuyalım.” diyen ebeveynlerdenseniz buraya dikkat! Eric Carle'ın Kuraldışı Yayınların’dan çıkan kitabı “Tepeden Tırnağa” çok eğlenceli ve miniğiniz oturmak istese bile oturmasına imkan vermeyen bir kurgusu var. Her sayfada,  bir çocuk eşliğinde başka bir hayvanı taklit ediyoruz.

Bir deve gibi dizlerini büken, bir fil gibi tepinen çocuğunuzun nasıl eğleneceğini hayal edin. Kitabın Youtube'da rahatlıkla bulabileceğiniz bir de şarkısı var. “From Head to Toe” diye ararsanız bulabilir ve İngilizce olarak dinleyip birlikte hoplayıp zıplayabilirisiniz.

Bu kitabı neden seviyoruz: 1- Miniklerin katılımını sağlayan eğlenceli yapısı. 2- Hayvan içerikli tüm kitaplara bayılıyoruz. 3- Kendine ait İngilizce bir şarkısı olması ve oyun oynayarak İngilizce kulak dolgunluğu sağlaması.


2. Kayakçı Tavşan:

Tavşan kayağa gidiyor ve bu macerasına miniğinizi de davet ediyor. Claudia Rueda’nın yazdığı Redhouse Kidz yayınlarından çıkan “Kayakçı Tavşan” öncelikle bizim ufaklıktan kar yağdırmasını istiyor. Bunun için kitabı biraz sallaması gerekecek. Ne çok fazla, ne de çok az. Çok da kibar bir tavşan 🙂

Birlikte kayarken yokuş aşağı inip çukurlar üzerinden atlayacaklar, kah düşecek kah kalkacaklar ama kesinlikle çok eğlenecekler diye düşünüyorum. Ve kitabın sonunda sıcacık bir sürprizle karşılaşacaklar.

Bu kitabı neden seviyoruz: 1- Sade görsel tasarımını çok beğeniyoruz. 2- Gözü yormayan bu çizimler ve az sayıda yazı daha çok harekete ve eğlenceye teşvik ediyor. 3- Yeni bir spor dalı ile tanışıyoruz.


3.Krokodali:

Çılgın ve yetenekli biraz da kaprisli ressam timsah Krokodali ile tanışın. Lucy Volpin’in yazdığı Domingo Yayınevi’nden çıkan “Krokodali” ile tanışmaktan miniklerimizin çok memnun olacaklarını düşünüyorum.

Kıpır kıpır, kanı kaynayan ufaklık bu hınzır timsahla resim yapmaya, pardon bir başyapıt yaratmaya bayılacak. Ona yardım etmek için kitabı eğmesi, üflemesi, renklere parmakları ile dokunarak sayfaya yayması gerekecek. Ve en son hangi açıdan bakarsanız bakın harika bir eser ortaya çıkaracaklar.

Bu kitabı neden seviyoruz: 1- Çünkü sanattan ve sanatçıdan bahseden kitaplar KALP biz. 2- Espirili kitaplar her zaman önceliğimiz. 3- Renklerden bahsedip fırça, tuval, Dali diyip de hiç kasmadan sanata ince bir giriş yapmak için harika bir fırsat.


4. Bubu & Mimi / Yüzen Kütüphane

Renkler öyle güzel, karakterler öyle sevimli, anlatım öyle cici ki ben bile kitaba bakmaktan kendimi alamıyorum.

David Bedford ve Mandy Stanley’nin yazdığı Pearson Yayınlarından çıkan kitapta Bubu, kırmızı kulaklı, minik bir panda. Kitap okumayı çok seviyor. Bu nedenle her gün yüzen kütüphanenin gelmesini sabırsızlıkla bekliyor. Kütüphane gelince de gidip en sevdiği kitabı alıyor ve doya doya okuyor. Ama bir gün ne kadar arasa da en sevdiği kitabı bulamıyor. Çünkü onu Karga Mimi almış. Onu bulduğunda ise Mimi okumayı bilmediği için sadece kitabın altında üstünde geziniyor. İşte sonrasında Bubu her iyi arkadaşın yapacağı gibi arkadaşına defalarca kitabı okuyor. Bu esnada zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorlar ve gezici kütüphane harekete geçiyor. Sonra Karga Mimi kitabı alıyor ve uçarak gemiye yetiştiriyor. Bubu da yorgun argın evine döndüğünde onu bir sürpriz bekliyor.

Bu tatlı hikayeyi uzun uzun anlattım çünkü yukarda bahsettiğim diğer kitaplar gibi etkileşimli olmamakla birlikte bunun sonunda karganın uçmak üzere harekete geçtiği sahne öyle güzel betimlenmiş ki Venüs’e anlatırken açmış kanatlarını PIRPIRPIR UÇMAYA BAŞLAMIŞ dediğim anda kendimizi çığlık çığlığa kanat çırpıp evde koşarken buluyoruz. Edinmenizi tavsiye ederim.

Bu kitabı neden seviyoruz? 1- Harika çizimler, 2- Çok cici bir arkadaşlık hikayesi. 3- Metinde ve resimlerde hiç rahatsız etmeden vurgulanan kitap sevgisi 4- Kütüphane ile fiziksel olarak tanışmadan önce kavramsal olarak anlatmanın müthiş bir yolu. (tüm hayvanların gezici kütüphane içinde sevdikleri kitapları okudukları sayfayı görmenizi isterim.)


5. Minik Ayıcıklar Pikniğe Gidiyor (Minik Ayıcıklarla Ara, Bul)

Bu döneme özel önermek istediğim bir diğer kitap türü de yönergelerle belirtilen nesneleri sayfa içerisinde bulmaya yönlendiren türde kitaplar.

Heather Maisner’in yazdığı ve 1001 Çiçek Yayınları’nden çıkan Minik ayıcıklar serisi bunu çok eğlenceli bir şekilde yapıyor. Minik ayıcıklar kitabının başında Baba ayı ve 5 yavrusu ile tanışıyoruz. Bu ayıcıklar bizim miniğimiz gibi kıpır kıpırlar ve sürekli bir şeylerin yerlerini değiştiriyorlar.

Pikniğe gitmeden önce markete uğruyorlar. Orada suyun, ekmeğin, peçetenin vs yerleri hep değişmiş. Baba, miniğimizden bunları düzenlemek için yardım istiyor. Bir sonraki sayfada teşekkür ediyor ve bir de saklanan ayıcığı bulmamızı rica ediyor. Sayfalarca böyle devam eden kitap oldukça interaktif ve keyifli. Seride; piknik, uyku vakti, okul, alışveriş  kitapları yer alıyor.

Bu seriyi neden seviyoruz? 1- Uygun fiyatlı. 2- Miniği sürece dahil eden ve dikkatini kitaba vermesine doğal yoldan yardımcı olan hikaye örgüsü (o pahalı dikkat geliştirme setleri her zaman çok da gerekli değil) 3- Bu yaş dönemindeki çocukların isteyebileceği düzeyde bir etkinlik sunması.


6.Tren İstasyonunda Bir Gün (Bul, Eğlen, Öğren)

Yönergeler üzerinden ilerleyen diğer seri ise Bul, Eğlen, Öğren serisi. Olivia Brookes’in yazdığı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıkan seri içerik olarak oldukça zengin, uzunca bir süre kullanabilirsiniz. Bizim için öyle oldu.

Bu seriden bizim edindiklerimiz sırasıyla;  Tren İstasyonunda Bir gün, Şehirde Bir Gün ve İnşaat Sahasında Bir Yıl.

Tren İstasyonunda Bir Gün kitabında, günün erken saatinde ilk sayfa ile başlıyoruz. Sabah 5 civarı. İstasyonda uyuklayanlar, gişeler henüz kapalı, kimi bölümler temizleniyor. Sonraki sayfalarda gişeler açılıyor, yoğun saatler başlıyor. Bir takım kargaşalara ve komik sahnelere tanık oluyoruz. Sayfalar bakacak resimle dolu. 18 aylık bebeklerimiz eğer ki oturmaya karar verirlerse dakikalarca bu resimlere bakmaktan keyif alabiliyorlar. Dahası; sayfanın altında, sayfa genelinden alınmış parçalar oluyor. Örneğin yerleri süpüren görevli, muz kabuğuna basıp kayan adam… bunları sayfada bulmamızı istiyor kitap.

Bu serinin havalimanı, stadyum, şato, köy gibi versiyonları da var. Çocuğunuzun ilgi alanına göre seçim yapabilirsiniz.

Bu seriyi neden seviyoruz? 1- Uygun fiyat 2- Uzun süre dikkat toplamasına yardımcı olan bir içerik 3- Kimi zaman hiçbir şey anlatmanıza gerek kalmadan dakikalarca ufaklığı meşgul eden ve size kahve içme olanağı sağlayan içerik. 4- Öğreticiliğini vurgulamaya bile gerek yok (ki kitaplarda önceliğim hiçbir zaman öğretici vurgular değil) ama güzel kitaplar genellikle doğrudan değil dolaylı olarak bir çok bilgiyi çocuğa veriyor.


 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir