Ebeveyn • 11 Şubat 2019
Yazar: Elzem Güçlü Arslan - Psikolojik Danışman

ÇOCUĞUNUZA SEVGİNİZİ HİSSETTİRMEK

Bir çocuğa sevgi nasıl hissettirilir?
Bugüne kadar yolum birçok ebeveyn ile kesişti. Kesişmeye de devam ediyor. Her baktığımda bu ebeveynlerin birçok konuda birbirlerinden ayrıldıklarını görüyorum. Örneğin, bazı ebeveynler çok katı sınırlara sahipken bazılarının sınırları çok esnek. Bazı ebeveynler kendi içlerinde tutarlı bazıları ise durmadan karmaşık mesajlar veriyorlar. Bazıları yaptıkları en küçük hatada büyük kaygılar yaşarken bazı ebeveynler kendilerine hata yapma hakkı veriyorlar.

Ebeveynler, yazdıklarıma benzer birçok farklılığa sahipler. Tüm bu ebeveynleri birbirlerinden ayırmayan tek bir nokta var: O da çocuklarına olan sevgileri ve bu sevgiyi çocuklarına hissettirmeye olan istekleri.

PEKİ SEVGİ ÇOCUKLARA NASIL HİSSETTİRİLİR?

Onu karşısına çıkan tüm tehlikelerden koruyarak mı?
Bazen sevgimiz o kadar yoğundur ki çocuğumuzun en minik bir tehlike ile bile karşı karşıya gelmesinden korkarız. Çocuğumuzun her an peşinde gezerek, durmadan ‘hayır’, ‘dur’ sözlerini sarf ederek, yapabileceği zorluktaki işleri yorulmaması onun adına yaparak bu korumacı tutumumuzu sergileriz. Çünkü sevdiğimiz insanı ne olursa olsun korumamız gerektiğine inanırız, başına bir şey gelmesinden korkarız.

Her istediğini yaparak mı?
Bazen de çocuğumuz ona olan sonsuz sevgimizi anlasın diye istediği ne varsa almaya, yapmaya; isteklerini geri çevirmemeye çalışırız. Kural koymaya çekiniriz. Koyduğumuz kuralın bir duvar gibi çocuğumuzla aramıza gireceğinden ona olan sevgimizi hissetmesini engelleyeceğinden korkarız.

Birlikte geçiremediğimiz zamanı eşyalarla telafi ederek mi?
Çocuğumuzun bizimle geçirmek istediği bir zamanı elimizde olmayan sebeplerden dolayı ona ayıramamışsak içimizdeki o tanıdık duygu ortaya çıkar. Hissettiğimiz suçluluk duygusuyla ona olan sevgimizi hissettirmek için en çok istediği o oyuncağı almaya giderken buluruz kendimizi.

Kardeşini yanında sevmeyerek mi?
Bazen, bir kardeş dünyaya getirdiğimiz için öylesine suçlarız ki kendimizi, bebeği sevmediğimiz zaman çocuğumuzun kendisini daha iyi hissedeceğini düşünürüz. Bebeği kötüler, ona isimler takar ve bebeğin aslında ne kadar değersiz olduğu ile ilgili söylemlerde bulunuruz. Bebeği sevmediğimizi hissedince kendisini ne kadar sevdiğimizi anlayacağını düşünürüz.

Onu birçok hafta sonu etkinliğine götürerek mi?
Çocuğumuzla zaman geçirmek deyince onu götürdüğümüz onlarca etkinlik gelir aklımıza. Hatta bazen bu etkinlikler, çocuğumuza keyif vermesi gerekirken bir süre sonra tam tersi bir hal alarak stres kaynağına dönüşebilir. Buna rağmen diğer ebeveynlerin çocukları için yaptığı ne varsa biz de çocuğumuz için yaparak onu ne kadar sevdiğimizi ve ona ne kadar değer verdiğimizi hissettirmek isteriz.

Her an ‘seni seviyorum’ diyerek mi?
Çocuğumuza sevgimizi hissettirmenin en kolay yolunun sözcüklerden geçtiğini düşünürüz bazen de. Çocuğumuza durmadan sevgi sözcükleri söyleriz, duydukça ne kadar sevildiğini anlasın isteriz. Aksi takdirde sevgisiz hissetmesinden korkarız. Bir süreden sonra dönüp bakınca alışkanlık haline gelecek kadar çok söylediğimizi fark ederiz.

Gördüğünüz gibi sevgimizi hissettirmek için birçok şey yaparız. Fakat bazen bazı şeyleri unuturuz:
Mesela, korkularımızın, endişelerimizin ve suçluluk duygularımızın ilişkimizin önüne geçtiğini ve asıl duvarı bu duyguların ördüğünü unuturuz. Sevgisini kaybetmemek uğruna hiçbir sınır koyulmayan bir çocuğun hissedeceği duygunun kaygı ve öfke olacağını unuturuz. Ya da alacağımız hiçbir nesnenin çocuğumuz ile kuracağımız ilişkiden daha değerli olamayacağını unuturuz. Bir çocuğun yanında kardeşini sevmenin, çocuğa da nasıl seveceğini öğreteceğini unuturuz.

Çocuğumuz bir şey yaparken orada olmamızın, onunla bir ilişki içinde olmamız ile aynı şey olmadığını unuturuz. Sözcüklerin çoğu zaman bir bakışın, bir dokunuşun ya da ona ayırdığımız bir zamanın yerini tutmayacağını unuturuz.

Bazen de bunları hatırlarız. Hatırlarız fakat yine de istemsizce aynı şekilde davranmaya devam ederiz. O zaman kendimize belki şu soruları sorabiliriz:

“Ben neden sevgimi hissettiremeyeceğim konusunda bu kadar endişeleniyor olabilirim?” ya da
“Ben, sevginin bu şekilde verilmesi gerektiğini kimden öğrendim?”

ÇOCUĞUNUZA SEVGİNİZİ HİSSETTİRMEK” ile ilgili 3 yorum

  1. Harika bir yazı olmuş. Bilgi ve tecrübe bir yana, herkeste olmayan bir ifade yeteneğiniz var. Peki bu benim kusurlarımı fark ettiğim için öfkelenmeme engel oldu mu? Elbette hayır 🙂 Tam da kardeşin doğduğu ve abinin hırçınlaştığı haftada okumuş oldum, üzerinde düşünmem gerek, çok teşekkürler.

  2. Bugüne kadar bu konuda okuduğum tüm kitapları bir yazıyla nasıl da güzel özetlemişsiniz . İlaç gibi olmuş, emeğinize sağlık 🙏🏻🙏🏻🙏🏻🙏🏻

  3. Tek kelime ile cok guzel ozetlenmis … Aslinda tamda beni anlatiyor 6 yildan sonra kardesinin olmasi ve ona gosterilen ilgi den surekli kendisinin dislandigini dusunen abi izi birakti ve asmak zor oldu yureginize dilinize saglik……..

Emine için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir