Ebeveyn • 25 Kasım 2020
Yazar: Adile Köse

ÇOCUĞUNUZUN GARDIROBUNU SADELEŞTİRMEK

“Bir çocuğun “dünya”sını sadeleştirdiğinizde, olumlu değişimin ve gelişimin önünü açarsınız.” der “Daha Sade Bir Hayat” kitabının yazarları Kim John Payne ve Lisa M. Ross

Hayatta düşünmemiz gereken birçok konu, kafa yormamız gereken binlerce seçenek varken bir de evimizde, gardroplarımız karşısında ne giysek ya da çocuğuma ne giydirsem, giyecek hiçbir şeyimiz yok diye düşünüp hem ruhen, hem bedenen kendimizi yormak niye?

Sadeleştirme ile birlikte zihinsel ve fiziksel dağınıklık azaldığında, ailenin birlikte daha keyifli vakit geçirmesi, kendinize daha çok zaman ayırabilmeniz, kanaatkâr ve gösterişten uzak bireyler yetiştirebilmeniz daha mümkün olur.

Dünyada adını her yerde duyduğumuz iş insanları, bilim insanları, teknoloji dehaları gibi birçok alanda başarılı insanların hep aynı tişört veya kombinlerle bir ikon haline geldiklerini biliyorsunuzdur. Sahi,  Steve Jobs, Barack Obama, Mark Zuckerberg, Bill Gates gibi başarılı ve varlıklı  insanların hep aynı kıyafeti giymesinin ardındaki sebebi hiç düşündük mü?

Sadeleştirme bir süreçtir; çeşitli aşamalardan oluşan ve zaman alan bir yaşam tarzı değişikliğidir. Kararlılık gerektirir. Sadeleştirmeye, evde çocuklarımızın yaşadığı ortamdan başlamak mükemmel bir başlangıçtır.

Peki neler yapabiliriz?

1. Kontrollü ve az alışveriş:

Alışverişe önceden hazırladığımız ihtiyaç listesi ile gitmeliyiz. İhtiyaçları belirlemeden gittiğimizde ihtiyaç dışı, anın büyüsüne kapılıp fazladan kıyafet almak durumunda kalabiliriz. Alışveriş sırasında markalar, son trendler, sayılar değil, çocuğunuzun rahat hareket edebileceği ve %100 pamuklu parçalar tercih etmemiz öncelikli olmalı.


2. Zamansız kombinler / kapsül gardrop

Kıyafetlerin birbirleri ile kombinlenebilen, göz yormayan, basic ve zamansız parçalar olmalı. Üstelik bunun için çok sayıda kıyafete ihtiyacımız yok, az sayı ile kapsül bir gardrop oluşturabiliriz.


3. Haftada 7 gün / 7 takım kıyafet:

Kombin yapmakta zorlanıyorsanız ya da zamanla ilgili bir kısıtlamanız var ise (çocuğu okula göndermek ya da çalışan ebeveyn olmak gibi)  her gün için bir takım oluşturabilir ve her hafta aynı günde aynı kıyafeti giydirebilirsiniz.


4. Aceleci davranmadan elemek:

Önce duygusal bağ kurmadığımız, çok paralar ödemediğimiz, manevi değeri olmayan parçalardan başlayabilirsiniz. Örneğin; çorap, patik, iç çamaşırı, zıbın,takı- toka gibi. Bağ kurmadığımız parçalardan başlayıp ferahlamaya şahit olduğumuzda zamanla bağ kurduğumuzu zannettiğimiz parçaları bile gözden çıkarabiliriz. Sindirerek, aceleci davranmadan ilerlemek pişman olmamak adına önemlidir.


5. Depolama alanını küçük tutmak:

Dolaplar, çekmeceler ne kadar büyürse doldurma isteği de o oranda oluyor. Minik insanların devasa depolama alanlarına ihtiyacı yoktur. Her şey olması gerektiği kadar olduğunda, istekler değil sadece ihtiyaçlar ön plana çıktığında, mevcut gardrop bile gözünüze büyük ve fazla gelecektir.


6. Kutular ve düzenleyiciler:

Yeterince eşyaya ulaştıktan sonra düzenleyici kullanmak, mevcut düzenin sürdürülebilirliği için önemli ve gerekli bir detay. Kutular ve düzenleyiciler aynı zamanda eşyalar için sınır belirleyici konumundadır. Hangi kutuda kaç parça eşya var, kutu sınırından ne kadar taştınız görebilirsiniz.  Fakat sadeleşmemiş bir alan için düzenleyici kullanmak sadece anlık çözüm üretecektir, bir süre sonra kendinizi aynı karmaşa içinde bulmak kaçınılmaz olur. Önce azaltıp sonra düzenleyici kısmına geçmeliyiz, bazen azalan alanlarda düzenleyiciye bile ihtiyaç kalmayabilir.


7. Çocuğu sürece dahil etmek;

Kıyafetler, oyuncaklar, alanlar ona aitse onunda iznini almalı ve onuda karar verme noktasında sürece dahil etmeliyiz. Fikirlerine önem verildiğinin ve zevkleri olduğunun farkında olmaları gelecek yaşamları için oldukça önemli. Bizim hoşlanmadığımız bir çizgi film karakterli tişört onun en sevdiği olabilir. Bir etek kesimi kendisine en çok yakıştırdığı olabilir. Ona sormadan dolabından çıkarmak onun alanına saygı duymayıp müdahale etmek demek. Kendimizden yola çıkarsak çok sevdiğimiz bir eşyamız başka biri hoşlanmadığı için bir anda ortadan yok olsa ne hissederiz? Çocukluk döneminde bağ kurduğu eşyalarla bir anda bağı kesilen çocukların ileride istifçi, ihtiyacı olmadığı halde başkasının eşyasını istemekten haz duyabilen, farklı eşyalara aşırı bağımlılıklar yaşayabilen, bağlanmalarda ve ayrılmalarda problemler yaşayabilen bireylere dönüşmeleri olası. Sürece dahil olduğunda ilk etapta karşı çıktığı durumlar olsa bile zamanla paylaşmayı ve eşyalarla aşırı bağ kurmamayı da daha çok içselleştirecektir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir